Ruhsal yönden kirliliğe düştüğünüz anları bir düşünün, kimi zaman bize ait olmasını istemediğimiz o kötü ve kirli düşünceler size uğradığında onlarla nasıl baş ediyorsunuz?

Birçok dinde ve kültürde manevi ve bedensel temizlik arasında bir bağ, sıkı bir ilişki kurulmuştur. Mesela, Hristiyanlar ve Sihler kelimenin tam anlamıyla vaftiz yoluyla günahlarını yıkarken, Müslümanlar belli vücut hareketlerine bağlı bir bedensel temizlik ritüeli ile bunu gerçekleştiriyorlar. Peki ya sizce, bedeninizi yıkayarak gerçekten de günahlarınızdan tamamen arınmış olur musunuz? Bu tartışılabilir bir konu. Ama gerçek şudur ki bedenimizi arındırdığımızda hissettiğimiz o hafiflik aslında arındığımız suçluluk duygularımızdan kaynaklanıyor. İşte bu olaya verilen ad: Leydi Macbeth Etkisi.

 “Out, damn spot! Out I say!”

22546958_10209275299019783_1452541132_o.jpg

“Çık elimden, korkunç leke çık diyorum sana!”

Bu sözler Shakespere’in Leydi Macbeth’ine aittir.

Kraliçe olma arzusuyla İskoçya Kralı Duncan’ı, yaptığı haince cinayet planıyla kocasına öldürttükten sonra ellerinde kan lekeleri olduğuna dair Leydi Macbeth’in sanrıları başlar.

el.png

Ruhundaki kötülüğün dışavurumu diyebileceğimiz bu kan lekelerini azaltmak için her gece uykusundan yarı uyanık bir şekilde kalkıp ellerini sıkarak yıkar.

22556080_10209275298659774_1677179114_o.jpg

Ruhunun temizliğe dair duyduğu bu ihtiyacı bir tür bedensel temizlik ritüeline dönüştürür.

Bahsedilen moral saflık ve vücut temizliği arasındaki bağlantının metaforik bir olaydan öte olduğu Toronto Üniversitesi’nden Chen-Bo Zhong ve Northwestern Üniversitesi’nden Katie Liljenquist tarafından yapılan psikolojik deneyler sonucu kanıtlanmıştır.

Deneyde “Y- -AMA” ve “-A – -UN” gibi belirsiz sözcüklere yer verilmiştir. Katılımcılardan etik dışı ve son zamanlarda utanç duydukları bir hareketi düşünmeleri istenilen kişiler bu sözcükleri “YIKAMA” ve “SABUN” olarak tamamlarken diğer grup bu kelimeleri “YALAMA” ve “KAVUN” şeklinde tamamladı. Ayrıca, deneyden sonra, sadece iş arkadaşını sırtından bıçaklamayı düşündürülen kişiler bile deney çıkışı meyve suyu veya şeker yerine dezenfektan, sabun ve deterjan gibi temizlik ürünlerini almaya meylettiler.

Breat Easton Ellis tarafından yazılan ve daha sonrada sinemaya uyarlanan Amerikan Sapığı (Amercan Psycho) filmini duymuşsunuzdur. Christian Bale’nin canlandırdığı Patrick Bateman karakterini hatırlayalım. Ben, Patrick Bateman’nın bu kavrama çok uygun bir örnek olduğunu düşünüyorum. İzlemeyenler için fazla detay vermekten kaçınarak bahsetmek istiyorum. P.B gündüzleri iyi görünümlü, eğitimli ve zengin bir adam profili çizerken,  geceleri öldürmek yok etmek gibi sapkın düşüncelerine boyun eğiyor.

FullSizeRender (1).jpg

Öldürmeyi, tüketmeyi, yoketmeyi seven; kadın, dilenci, köpek demeden sadece öldüren birçok cinayetin faili olan ya da olduğunu sanan Patrick’i filmde de görüyoruz ki geceleri ruhunu kirleten ve çirkinleştiren bu düşünceleri sabahları yaptığı bakım ve beden arınmasıyla dengeliyor.

 “Batı Yakasındaki 81. Sokaktaki American Gardens Binasının 11. Katında yaşıyorum. Adım  Patrick Bateman. 27 yaşındayım… Kendime bakmam gerektiğine inanıyorum. Dengeli besleniyorum ve düzenli olarak egzersiz yapıyorum. Sabahları eğer yüzüm şişmişse gözlerime buz torbası koyuyorum. Şimdi egzersizlerime başlama zamanı… Buz torbamı çıkarınca gözenek temizleyici losyon sürüyorum. Duşta suyla kullanılan bir temizleme jeli ardından bal-bademli vücut losyonu sürüyorum.  Yüzümü de ölü derileri temizlemeye yarayan bir jel ile ovuyorum. Daha sonra yüzüme naneli bir maske uyguluyorum. Diğer uygulamaları yaparken maske için 10 dakika bekliyorum. Her zaman az alkollü ya da alkolsüz losyon kullanırım. Çünkü alkol cildinizin kurumasına ve yaşlı görünmenize neden olur. Sonra, nemlendirici, yaşlanmayı geciktiren gözaltı kremi ve son olarak da koruyucu yüz kremimi sürüyorum. Bir Patrick Bateman düşüncesi var. Bir tür soyutlama, ancak ben gerçekte yokum. Sadece hayali bir varlıktan ibaretim. Soğuk bakışlarımı gizlemeyi başarsam da sizinle tokalaşırken elinizi sıkan eti hissetseniz de ve hatta yaşam tarzlarımızın birbirine benzer olduğunu zannetseniz de ben aslında orada değilimdir.”

Sizce, temizlik, zihinlerimizi günahlarımızdan gerçekten muaf tutuyor mudur? Fiziksel temizlik ahlaksal bütünlüğü sağlamak için bir kaçış yolu olabilir mi? Ya da bu suçluluk duygusunu yok eden mucizevî bir çözüm olarak nitelendirilebilir mi? Deney sahipleri ise (Chen-Bo Zhong & Katie Liljenquist) bunu bu şekilde yorumlamanın bir yanılgıdan ibaret  olduğunu söylüyor ve ekliyorlar;

“Bir sabunla sağlanan bağışlama kesinlikle kısıtlıdır.”

 

Özgül.